DANDANAKAN SAVAŞI hakkında bilgidandanakan savaşı nedir nasıl çalışır kimdir DANDANAKAN SAVAŞI kimdir nedir nerededir

DANDANAKAN SAVAŞI

DANDANAKAN SAVAŞI hakkında bilgi, ansiklopedik kaynak. Nedir, kimdir, nerededir, nasıl çalışır, nedenler, ne zaman sorularına cevap arayanlara, dandanakan savaşı hakkında bilgi.

Çağrı ve Tuğrul beylerin Gaznelilere karşı Dandanakan’da kazandıkları, Büyük Selçuklu Devletinin kuruluşuna yol açan zafer. Selçuklu liderleri Davud Çağrı ve Tuğrul beyler, Oğuz boylarını yerleştirecek bir yurt bulup, devlet kurmak için geçici olarak kaldıkları Horasan’da, o bölgelere hakim olan Gaznelilerle mücadele halindeydiler. Yirmi seneden fazla devam eden bu mücadelelerin çoğunu Selçuklular kazanmış ve Gazne şehirlerinden bazılarını ele geçirmişlerdi. Gaznelilerin baskıları, Selçukluları daha çok mücadeleye sevk ediyordu. Selçukluların, Gazneli Sultanı Mes’ud’un 70.000 süvari, 30.000 piyade ve 60 muharebe filinden müteşekkil ordusunu 1038 yılında Serahs’da yenmeleri, Gaznelileri haklı olarak endişelendirmişti. Nitekim Sultan Mes’ud büyük bir hazırlıktan sonra 1040 senesinin Mayıs ayında, ordusunun tekrar Serahs’a doğru harekete geçirdi. Selçuklular, Gazne ordusunun geçeceği yerlerdeki su kaynaklarını, kuyuları körelterek geriye çekiliyorlardı. Selçuklu ordusunun baş komutanı Davud Çağrı Bey, arasıra süvari birlikleriyle baskınlar yaparak Gazne ordusunu hırpalıyor, sonra çöle doğru çekilerek, Gaznelileri kendisini takibe mecbur ediyordu. Sultan Mes’ud, Merv ve Serahs şehirleri arasında Kum Çölü kenarında, suları ve kuyuları bol Dandanakan Kalesine doğru savaşarak ilerleyip, askerin susuzluğunu gidermek istiyordu. Lakin Dandanakan Kalesine geldiklerinde, bütün su kuyularının köreltildiğini gördüler. Kuyuları tekrar işler hale getirmek teşebbüsünü kabul etmeyen Sultan, daha ileride suya yetişmek üzere harekete devam edince, susuzluk, açlık, yorgunluk Gazne ordusu arasında fikir ayrılıklarına sebeb oldu. Hatta birbirleriyle kavgaya başladılar. Hadise büyüdü. Askerler arasında Sultan Mes’ud’a karşı bir soğukluk meydana geldi. Sultanın yanından ayrılmak ve onu kendi haline bırakmak için birbirlerini teşvike başladılar. Bu durumu fırsat bilen Davud Çağrı Bey, askerlerini topyekün hücuma geçirdi. Kanlı bir çarpışma başladı. Bitkin halde bulunan Gazneli ordusu dağılmaya, hatta kaçmaya başladı. Sultan Mes’ud’un hassa ordusunu teşkil eden Gulamlardan bir kısmı Selçuklular tarafına geçince, Gazne ordusu iyice dağıldı. Sultan Mes’ud ve veziri, kaçan askerlerin geri dönmeleri için var güçleri ile çalıştılar. Fakat bozgun bir defa başlamış asker dağılmıştı. Bütün çabalara rağmen toplamak mümkün olmadı. Artık Selçuklu akıncıları sultanın karargahına kadar yaklaşmıştı. Harp meydanında sebatla direnmeye çalışan Sultan Mes’ud’a: ’Sultanım! Bekleyecek zaman değildir. Ordu dağıldı, hassa askerleri bizi terk edip karşı tarafa geçtiler.Tehlikeli bir duruma düştük. Önümüz ve arkamız sarılmış durumda. Beklemenin ne faydası var. Acele burayı terk edelim!..’ dediler. Bunun üzerine Sultan Mes’ud, yüz kadar askeriyle harp meydanını terkedip güçlükle kurtuldu. Gazne ordusunun bütün hazineleri, malları ve silahları ele geçirildi. Bu zaferden sonra kurulan Büyük Selçuklu Devleti, Horasan ve Harezm’in en güçlü devleti haline geldi. DANIŞTAY; Alm. Staatsrat (m), Fr. Conseil (m), d’Etat. İng. Council of state. İdari uyuşmazlıkları ve davaları görmek ve çözümlemek, Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını ve imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerini incelemek ve kanunla gösterilen diğer işleri ve kanunların başka idari yargı mercilerine bırakmadığı konularda ilk derece ve genel olarak üst derece idare mahkemesi. Tanzimatın ilanından sonra hukuk alanında günün şartlarına uygun mahkemeler kurma çalışmalarına başlanmıştır. Bu gayeyle ’Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’ ve ’Dar-ı Şura-yı Bab-ı Ali’den sonra ’Meclis-i Ali-i Tanzimat’ kurulmuş ve daha sonra bu iki meclis, ’Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’ adıyla birleştirilmiştir. Ancak bu birleşme, adli teşkilatla idari teşkilatın birleştirilmesi ve tek yargı sisteminin uygulanması gibi sakıncalı bir sonuç doğurmuştur. Bunun giderilmesi için, ’Meclis-i Vala-yı Ahkam-ı Adliye’ 10 Mayıs 1868 tarihinde ’Şurayı Devlet ve ’Divan-ı Ahkam-ı Adliye’ adlarıyla ikiye ayrılmıştı. Şura-yı Devlet, idarenin taraf olduğu uyuşmazlıkları çözümlemekle yetkili kılınmıştır. O tarihlerde idari davalar çok geniş manada ele alınarak taraflardan birinin devlet olması halinde her dava idari dava sayılmıştır. Şuranın yetkileri bu yüzden çok geniş tutulmuştur. Şura, idareye karşı açılmış davalara bakmakla kalmıyor, aynı zamanda bir uyuşmazlık mahkemesi yetkisiyle de donatılmış bulunuyordu. 1868 tarihinde yayınlanan Şura-yı Devlet Nizamnamesi’ne göre Danıştay; Umur-ı Mülkiye ve Zabıta ve Harbiye, Umur-ı Maliye ve Evkaf, Umur-ı Adliye, Umur-ı Nafia Ticaret ve Ziraat, Umur-ı Maarif olmak üzere beş daireye ayrılmış bulunuyordu. Bu daireler hem idari ve danışma ve hem de yargı görevlerini bir arada yürütürlerdi. Ayrıca bir dava dairesi yoktu. Cumhuriyet döneminde 669 sayılı kanunla kurulan Cumhuriyet döneminin ilk Danıştayı 6 Temmuz 1927 tarihinde, Mülkiye, Maliye ve Nafia daireleri olmak üzere üç idare ve bir dava dairesiyle çalışmalarına başlamıştır. Bu kanunla, Danıştay tarafından verilen kararların hiçbir makamın onayına gerek kalmadan yürütülmesi esas ve ilkesi kabul edilmiş oluyordu. Danıştayın kuruluşunda çeşitli tarihlerde değişiklik yapılarak üç idari ve üç dava dairesi olmak üzere daire sayısı altıya çıkarılmış ve 1947 yılında Danıştay Tüzüğü hazırlanarak yürürlüğe konmuştur. 1961 Anayasası ile Danıştaya Yüksek Yargı organları içinde yer verilmiş ve 24.12.1964 gün ve 521 sayılı kanunla Danıştay Yüksek İdare Mahkemesi danışma ve inceleme mercii olarak görevlendirilmiştir. Bu kanunla Danıştay, dokuzu kazai ve üçü de idari işlere bakan on iki daireye ayrılmıştır. 20 Ocak 1982 günü yürürlüğe giren 2575 sayılı kanunla Danıştayın kuruluşu, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu kanunla Danıştay, ikisi idari, sekizi dava dairesi olmak üzere on daireye ayrılmış, ayrıca Genel Kurul, İdari İşler Kurulu, İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurulu ile İctihatları Birleştirme Kurulu gibi karar organlarına yer verilmiştir. Yine 1982 Anayasası ile Danıştay, Yüksek İdare Mahkemesi, Danışma ve İnceleme Mercii olarak yerini almıştır. Danıştay bağımsızdır. Yönetimi ve temsili, Danıştay Başkanına aittir. Danıştay hükümetle ilgili işleri Başbakanlık aracılığı ile yürütür. Danıştay Başkanı, Danıştay Genel Kurulu ile İctihatları Birleştirme Kuruluna, İdari İşler Kuruluna, İdari ve Vergi Dava Daireleri Genel Kurullarına ve Başkanlık Kurullarına başkanlık yapar. Öte yandan Danıştay Başkanına ait görevlerden Danıştay Başkanı tarafından verilenleri yapmak, yokluğunda ona vekillik etmek ve onun katılmadığı kurullara başkanlık yapmak üzere iki Başkanvekili bulunmaktadır. Ayrıca üyelerin dairelere ayrılmalarını, daire değiştirmelerini, daireler arasında görev uyuşmazlıklarını çözümlemek üzere Başkanlık Kurulu, meslek mensuplarının disiplin işlerini görmek üzere YüksekDisiplin ve Disiplin Kurulları vardır. Danıştayda Genel Sekreter ve Yardımcıları, Özlük İşleri, Evrak, Levazım,Kitaplık ve Yayın, Tasnif, Arşiv, Sosyal ve İdari İşler, Özel Kalem Müdürlükleri, İdari ve öteki hizmetleri yürütmektedir. 2575 sayılı kanun hükümlerine göre Danıştay: İdari, vergi mahkemelerinden verilen kararlara karşı temyiz isteklerini inceler ve karara bağlar. Bu kanunda yazılı idari davaları ilk ve son derece mahkemesi olarak karara bağlar. Başbakan ve bakanlar kurulunca gönderilen kanun tasarıları hakkında düşüncelerini bildirir. Tüzük tasarıları hakkında düşüncelerini bildirir.Tüzük tasarılarını ve imtiyaz sözleşme ve şartlarını inceler. Devlet Başkanlığı ve Başbakanlık tarafından gönderilen işler hakkında görüşünü bildirir. Bu kanunla ve diğer kanunlara verilen görevleri yapar. Danıştay üyelerinin dörtte üçü, Hakimler ve SavcılarYüksek Kurulu tarafından, dörtte biri, Cumhurbaşkanı tarafından seçilir. Danıştay Başkanı,Danıştay Genel Kurulu tarafından üye tam sayısının salt çoğunluğu ile dört yıl müddetince seçilir.Süresi biten yeniden seçilebilir (Anayasa, madde 155). 1980 sonrası döneminde İdare Mahkemeleri, Bölge İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin kurulmasıyla birlikte Danıştayın yükü önemli ölçüde hafiflemiştir. DANİMARKA DEVLETİN ADI Danimarka Krallığı BAŞŞEHRİ Kopenhag NÜFUSU 5.146.000 YÜZÖLÇÜMÜ 43.092 km2 RESMİ DİLİ Danca DİNİ Hıristiyan (Protestan) PARA BİRİMİ Danimarka Kronu Kuzey Avrupa’da Baltık Denizi ile Kuzey Denizi arasında Jutland Yarımadası ve dört yüz seksen üç ada üzerinde kurulmuş olan en küçük İskandinav ülkesi. Güneyinde Batı Almanya, doğusunda Baltık Denizi, batısında Kuzey Denizi ile çevrilidir. Dünyanın en büyük adası olan Grönland da Danimarka’ya bağlıdır. Tarihi Bilinen en eski tarihi M.S. 800 yıllarında Vikingler zamanıdır. Fakat günümüzde Avrupa müzelerinde bulunan en eski tarihi eşyalar burada yapılan kazılarda elde edilmiştir. 9-11. asırlarda burada bulunan Vikingler ilk Danimarka Krallığını kurmuşlardır. Danimarka tarihinde İngiltere’yle yapılan sürekli savaşlar önemli yer tutar. Danimarka Krallığı İngiltere’ye yaptığı devamlı akınlar neticesinde 1013 senesinde İngiltere’yi ele geçirdi. İngiltere ile birlikte Norveç’i de Danimarka’yla birleştirerek büyük bir krallık kurdu. 1042 senesinde çıkan karışıklıklarda İngiltere bağımsızlığını kazandı. 1397’de iç karışıklıklarda Norveç’le birlikte İsveç de Danimarka’ya bağlandı. Yapılan savaşlar sonunda 1645’te Danimarka bugünkü durumunu aldı. 1848’de yapılan değişiklikle meşruti bir idare kabul edildi. Birinci Dünya Harbinde tarafsız kalan ülke, İkinci Dünya Harbinde de tarafsızlığını ilan etmesine rağmen, 9 Nisan 1940’da Alman orduları tarafından daha önce aralarında yapmış oldukları saldırmazlık paktı hiçe sayılarak işgale uğradı. Bu işgale karşı hiçbir mukavemette bulunmayan Danimarka ordusunu kaldırıp, donanmasını kendisi batırdı. Herhangi bir savaşın olmadığı bu işgal 1945 senesinde Almanların yenilmesiyle sona erdi. Birleşmiş milletlerin kurucu üyeleri arasında bulunan Danimarka, 1949’da NATO’ya katıldı. Avrupa Konseyinin de kurucu üyelerinden olup, Grönland’ın savunması içinAmerika BirleşikDevletleri ile bir anlaşma yapmış, ayrıca 1951’de İskandinav ülkeleri arasında bir konsey kurarak işbirliğini arttırmıştır. 1960’da AET’ye dahil oldu. Fiziki Yapı Yüzölçümü 43.092 km2 olan ülke, Jutland Yarımadası ile 483 adadan müteşekkildir. Jutland Yarımadası Kuzey Avrupa düzlüğünün bir uzantısıdır. Kuzeyde Limfiyord Boğazı ile ayrılan yarımadanın batı kıyıları düzgün ve kum alanlarıyla kaplıdır. Kum alanlarının doğusunda bataklıklar yer alır. Son derece girintili, çıkıntılı olan doğu kıyılarında verimli moren (buzultaş) ovaları bulunur. Ovaların düzlüğünde seyrek rastlanan tepelerin en yükseği 173 m ile Yding Skovhoj’dur. Doğu kıyılarının açıklarında Büyük Fionie, Syaelland, Seeland ve Lolland adalarıyla birlikte yüzlerce küçük ada vardır. Buraya bağlı olan Grönland % 90’ı buzlarla kaplı, yüksek yayla görünümündedir.Yüzölçümü küçük olan Danimarka’nın yüksekliği fazla olmadığından, akarsuları da küçüktür. En uzun akarsuyu Jutland’daki Guden Irmağı (160 km), Stor Irmağı (100 km), Skern Nehri (90 km), Fyn adasındaki Odenja Nehri (60 km) ile Sjelland Adasındaki Sus Nehri (82 km) Danimarka’nın belli başlı ırmaklarındandır.Önemli bir gölü yoktur. İklim İklim, fiziki yapıdan dolayı her yerde aynı özelliği gösterir. En sıcak ayda sıcaklık 15-17°C, en soğuk ayda ise 0°C civarındadır. Yağışlı gün sayısı yılda 130-180 gün arasında değişir. En yağışlı aylar ağustos ve ekim olup, yağış ortalaması 130-180 mm, Batı Jutland’da ise 800 mm’dir. Rüzgarlar genellikle batıdan eserler ve çok serttirler.Katlegat ile Baltık Denizi arasındaki boğazların sert kışlarda aylarca donmuş şekilde kalmalarına rağmen Jutland kıyısı buz tutmaz. Kış ve sonbahar ayları fırtınalı geçer. Danimarka’da nisan ve haziran aylarında senenin en güzel günleri yaşanır. Tabii Kaynaklar 88 Tabii kaynakları bakımından oldukça fakirdir. Yüzölçümünün % 10’unu kaplayan ormanların büyük bir kısmı halkın yaptığı ağaçlandırma çalışmaları ile meydana gelmiştir.Kayın, meşe ve kozalaklı ağaçlar yaygındır.Arazinin doğu kısmında verimli ovalar bulunurken, diğer kısımları mer’a veya kırlık arazidir. Yabani hayvanların bir özellik göstermediği Danimarka’da, maden olarak porselen kili, granit, tuğla yapımında kullanılan kil, turba ile tebeşir yatakları ve az miktarda kömür yatakları bulunur. Balık bakımından kıyıları zengindir. Balıkçılar,Baltık denizinde ve Kuzey denizinde bol miktarda balık avlarlar. Nüfus ve Sosyal Hayat Halkın hemen hepsi yerliler olan Dan’lardan meydana gelir. Azınlıkları Alman, Eskimo, Musevi ve göçmen işçiler teşkil eder. Nüfus yoğunluğu başşehri olan Kopenhag’ın bulunduğu Sjelland Adasında fazladır.Ülkede ortalama nüfus yoğunluğu km2 ye 119 kişidir. Jutland Yarımadası diğer meskun adalar içerisinde yoğunluğu en az olanlarındandır.Yarımadanın yerleşim bölgeleri genellikle doğu kıyılarındaki verimli ovalar üzerine kurulmuştur.Nüfus artışı hemen hemen yok denecek kadar azdır (binde 4). Halkın % 67’si şehirlerde, kalanı ise köylerde yaşar. Hıristiyan olan halk Protestan mezhebine bağlıdır. Kullanılan resmi dil Danca olup, kendi grubunda olan diğer İskandinav dillerinden İsveççe ve Norveççeye çok benzemektedir. Öğretimin devlet tarafından parasız olarak yapıldığı ülkede okuma-yazma bilenlerin toplam nüfusa oranı % 100’dür. Edebiyat dallarından çocuk edebiyatı oldukça gelişmiştir. Halk için deniz ulaşımında feribot, kara ulaşımında ise bisiklet vazgeçilmez araçlardandır. Hayat standardı bakımından Avrupa’da ikinci gelmektedir. İki milyon insan atletizm kulüplerine kayıtlıdır. Futbolda 1992 Avrupa Kupasını kazandı. Siyasi Hayat Meşruti bir idare vardır. 10 Eylül 1920 tarihinde kabul edilen anayasaya göre Danimarka, anayasa düzeninde kral tarafından yönetilir. 27 Mart 1953 tarihli kanuna göre de hükümdar soyundan olan kadınlar da tahta çıkabilir. 4 yıl içinde seçilen 179 üyeli bir meclisi vardır.Kral, kanunları tatbik ve yürütme yetkisine sahiptir. Parlamentoda kurulan bir hükümet icra işinde krala yardımcı olur. Kral parlamentoda başbakanı tayin eder. Ekonomi Damimarka’da hayvancılık çok gelişmiştir. Et, süt ve süt ürünleri, Avrupa piyasasında son derece makbuldür. Nüfusun % 16’sı tarım alanında çalışır. Ülke topraklarının üçte ikilik kısmında ekim yapılır. Arpa, buğday ve şekerpancarı yetiştirilen ürünlerin başında gelmektedir. Balıkçılık, bilhassa açık deniz balıkçılığı ileri seviyededir. Batı Jutland kıyılarındaki Esbjerg en önemli balıkçı limanıdır. Balık yağı ve diğer balık ürünleri üretimi ve işlenmesi için gelişmiş fabrikalar yapılmıştır. Tabii kaynaklardan mahrum olmasına rağmen sanayi ileri bir seviyededir. Dışardan alınan ham petrol ve hammaddeler işlenir. Sanayi liman şehirlerinde fazladır. Gemi yapımı ve fabrika makinalarının yapımı ileri seviyededir. Sanayi makinaları, gemi ve tersane inşa sanayiinde dünyanın önde gelen ülkelerindendir.Hayvan ürünleri (et, süt, süt mamülleri vs.), balık ve balık ürünleri, gemi, sanayi makinaları, diğer ülkelere kurulan tersaneler ülkenin başlıca ihraç mallarıdır. İşlenmiş petrol satışı da mühimdir. İthal malları arasında yiyecek maddeleri, gübre, tohum, işlenecek hammadde başta gelmektedir. Ticaretini genellikle batı Avrupa ülkeleri, ABD ile yapar.