DEFİBRİLASYON hakkında bilgidefibrilasyon nedir nasıl çalışır kimdir DEFİBRİLASYON kimdir nedir nerededir

DEFİBRİLASYON

DEFİBRİLASYON hakkında bilgi, ansiklopedik kaynak. Nedir, kimdir, nerededir, nasıl çalışır, nedenler, ne zaman sorularına cevap arayanlara, defibrilasyon hakkında bilgi.

Alm. Defibrilation, Fr. Defibrillation, İng. Defibrillation. Özel bir elektrik cihazı ile kalbe doğru akım vererek kalp kasındaki düzensiz titreşimleri giderip kalbin normal bir şekilde çalışmasını sağlamaya yönelik bir işlem. Bu işte kullanılan cihaza ’defibrilatör’ denir. Defibrilasyon prensibi, kalbe uyarılma durumu ne olursa olsun, kalp kası liflerinin tamamını birden etkileyen bir uyarı göndermektir. Böylece bütün kalp kası liflerinin elektriksel faaliyetleri sıfıra düşürülür ve tam bu anda kalbin normal uyarıcı noktası kumandayı yeniden ele alır. Kalp kasının bütün lifleri bu kumandaya uyarak normal ve uyumlu bir faaliyet göstermeye başlarlar. Defibrilasyon, kulakçık veya karıncık kaslarının fibrilasyonunda (düzensiz titreşimler) göstermesi, bazı ritm bozukluklarında ve kalbin durduğu hallerde uygulanmaktadır. Defibrilasyon, göğüs kafesi üzerinden uygulanabildiği gibi, açık kalp ameliyatlarında direkt olarak kalp üzerine, ayrıca yemek borusu veya damar içinden uygulanan özel elektrotlarla da yapılabilmektedir. Dışardan defibrilasyon uygulanacağında hastaya uygun bir biçimde oksijen verilmelidir. Kalbi durmamış vak’alarda hasta narkozla uyutulmalıdır. Cihazın elektrotları geniş olmalıdır. Ara maddesi olarak çok iyi geçirgen seçilmelidir. Elektrotların biri göğüs kafesinin ön yüzüne, öteki de ya sol arkaya veya yan bölgeye konmalıdır. Defibrilasyonun neticesi, hastanın kalp kasının kalitesine bağlıdır. Bilinmesi gerekli husus, alınan sonucun hemen ve yalnız o an için elde edilen bir sonuç olduğu ve tekrarların önlenmesinin ancak bundan sonra uygulanacak başka tedavilerle mümkün olabileceğidir. DEFİNE; Alm. Schatz, Fr. Tresor İng. Treasure. Toprak altına saklanmış madeni para, külçe altın, gümüş ve kıymetli eşyalar. Çeşitli hukuklar, tarihi seyr (gelişim) içinde yeraltı madenleri ve define hakkında hükümler koymuştur. Feodal dönemlerde Avrupa ülkelerinde, memleketin tek sahibi krallardı. Dolayısıyla defineler de onların olurdu. Bugün de çeşitli Avrupa ülkelerinde define bulan, yetkili mercie haber vermek zorundadır. El koyma maksadı olmadığı müddetçe saklanması ağır bir suç sayılmaz. Fakat tatbikat da defineyi bulanın bunu yanında bırakmasına umumiyetle izin verilir. 4 Ekim 1926 tarihinde kabul edilen ve halen yürürlükde olan 743 nolu Türk Medeni Kanunu’nun 696. maddesi ise, define hakkında aşağıdaki hükmü getirmektedir. ’Keşiflerinden (bulunmalarından) çok zaman evvel gömülmüş veya saklanmış olduğu ve artık maliki (sahibi) bulunmadığı muhakkak görülen kıymetli şeyler define addolunur. Define, içine gömüldüğü veya saklandığı gayr-i menkul veya menkulun sahibinin mülkü olur. İlmi bir kıymeti haiz eşyaya müteallik (ait) hükümler mahfuzdur.