GANDHİ, Rajiv hakkında bilgigandhi, rajiv nedir nasıl çalışır kimdir GANDHİ, RAJİV kimdir nedir nerededir

GANDHİ, Rajiv

GANDHİ, Rajiv hakkında bilgi, ansiklopedik kaynak. Nedir, kimdir, nerededir, nasıl çalışır, nedenler, ne zaman sorularına cevap arayanlara, gandhi, rajiv hakkında bilgi.

Hindli siyaset ve devlet adamı. 1944 yılında Bombay’da doğdu. 1984’te Sih asıllı koruma polislerince öldürülen kadın lider İndra Gandhi’nin oğludur. Dehradun’daki Dun Okulunda öğrenim gördü. Cambridge Üniversitesinde okuyarak makina mühendisi oldu. 1965’te pilot eğitimi gördü ve Air İndia’da pilotluk yaptı. 1980 yılında kardeşi Sanjay’ın bir uçak kazasında ölümünden sonra politikaya atıldı. Bu zamana kadar Rajiv Gandhi, politikaya girmeyi düşünmüyordu. Fakat şartları onu siyasetin içine çekti. 31 Ekim 1984’te annesi İndra Gandhi’nin öldürülmesi üzerine başbakan oldu. Aynı yıl içinde yapılan seçimlerde Kongre Partisi, tarihindeki en çok oyu topladı. 1984-1989 yılları arasında başbakanlık yaptı. 1989 yılına kadar son 43 yıl içinde, Kongre Partisi, 1964-1966, 1977-1980 ve 1989-1991 yılları hariç iktidar oldu. İngilizler, 1947’de Hindistan’a ve Pakistan’a bağımsızlık verdikten sonra Hindistan’ı Rajiv Gandhi’nin dedesi Cevaharlal Nehru ve Pakistan’ı ise Butto ailesi tarafından bir nevi ’hanedan’ ile idare edilmesi için gayret gösterdiler. Nehru ve hanedanı, İngilizlere ve Hindulara şirin görünmek için Müslümanlara ve diğer azınlıklara karşı oldukça sert bir politika takib ettiler. Bilhassa Keşmir ve Assam’da çok Müslüman kanı akıttı. Yapılan son seçimlerin en büyük başbakan adayı olan Rajiv Gandhi, 21 Mayıs 1991 günü Tamil Nadu eyaletinde, uzaktan kumandalı bir bomba ile yanındaki on dört kişi ile beraber öldürüldü. Kendi adetlerine göre oğlu tarafından yakılarak külü Ganj Nehrine atıldı. GANİMET; Alm. Kriegsbeute (f), Fr. Aubaine ocacasion butin (m), İng. Spoil. İslam hukukunda, savaşta Müslüman askerlerin kuvvet kullanarak düşmandan zorla aldığı eşya, hayvan, savaş esirleri ve arazi. Mecazi olarak bir tesadüf sonucu ele geçen beklenmedik mal ve eşyaya da ’ganimet’ denir. Ganimet, İslam ülkesine getirilince bölüştürülür. Taksim edilmeden önce kimsenin mülkü olmaz ve askerin bu hakkını, mülkü olmadan satması İslam hukukunda geçerli değildir. Savaşta düşmandan elde edilen şeyler: 1) Esir alınan erkekler, 2) Sabiler, esir alınan kadın ve çocuklar, 3) Savaşta ele geçirilen at, silah, eşya gibi her türlü menkul (taşınabilir) mallar, 4) Gayri menkuller (araziler, binalar, vs.). Yerden çıkarılan altın, gümüş, demir, bakır gibi madenler ve defineler de ganimet kabul edilir ve ganimet hükümlerine tabidirler. Ganimetlerin taksimi: Ganimet mallarının bölüştürülmesinde, hususi hükümler vardır. Umumi olarak, ganimetin beşte biri beytülmale (devlet hazinesine) konulur. Kur’an-ı kerimde Enfal suresinin 41. ayet-i kerimesi bu hususu bildirmektedir. Bunlar yetimlere, yoksullara ve parasız kalan yolculara verilir. Bunların üçünde de, önce, Peygamberimizin (sallallahü aleyhi ve sellem) kıyamete kadar gelecek evlatlarına ve amcalarının evlatlarından Beni Haşim ve Beni Muttalib’den olanlara verilir. Beşte dördü ise savaşa katılmış olan askerler arasında bölüştürülür. Süvarilere iki hisse, piyadelere bir hisse verilir. Ganimet malları başlıca şu kısımlara ayrılır: 1. Müslümanlarla savaşırken, onların eline geçen düşman erkeklerine ’esir’ denir. Devlet başkanı veya
savaşa gönderdiği komutanlar, esirleri, öldürme veya köle yapmak hükümlerinden birini uygulamada
serbesttirler. Müslüman olurlarsa öldürmezler. Esir alınan zayıfların, din adamlarının, ihtiyarların, aciz
erkek ve kadınların öldürülmesi meselesine gelince; bunlar, fikirleri ile ve diğer imkanlarıyla milletlerini,
kavimlerini savaşa teşvikte bulunmuşlarsa veya bulunuyorlarsa, yakalandığı zaman öldürülürler.
Müslümanlarla fiilen savaşmış gibi işlem görürler. Köle yapılan esirler, ganimetin umumi hükümlerine
göre taksim edilir. Beşte biri beytülmale verilir. Geri kalanı askerlere dağıtılır. Esir alınan kadın ve çocuklar, ehl-i kitaptan (Hıristiyan ve Yahudi) iseler öldürülmezler.Köle muamelesi görürler. Ganimetlerle birlikte, beytülmalin olan beşte bir hissesi ayrılıp, geri kalanı harbe katılanlara dağıtılır. Köle olan çocuklar annelerinden ayrılmazlar. Esiri de azad etmek, onu hürriyetine kavuşturmak çok sevaptır. Medh etmeye değer bir haldir. Hele o kişi Müslüman olursa, kardeş olurlar. Düşmandan savaş esnasında alınan mallar, savaş sonuna kadar taksim edilmez. Bu bir tedbirdir. Düşman ülkesinde, savaş meydanında bölüşme yapılmaz. İslam ülkesine dönünce yapılır. Dağıtmada usul; önce düşman ölülerinin elbise ve techizatını dağıtmakla işe başlanır. Savaşa giderken şart koşulmuşsa, herkese öldürdüğünün techizatı verilir. Techizat, düşmanın korunmak için giydiği elbiseleri, kullandığı silahı ve bindiği atıdır. Hadis-i şerifte; ’Kim bir şahıs öldürürse techizatı (elbisesi, silahı, bineği, beraberinde bulunan malı, eşyası) onundur.’ buyrulmuştur. Ganimetlerin beşte biri beytülmale ayrıldıktan sonra geri kalanı savaşa katılanlara dağıtılır. Bir memleketin arazileri, düşmandan savaş ile alınırsa, toprağın beşte biri beytülmalın olur. Geri kalan üç türlü olabilir. Askere veya başka Müslümanlara bölüştürülür. Böyle topraktan her sene öşür alınır. (Bkz. Öşür) Toprak düşmanın elinde bırakılır. Böyle topraktan haraç alınır. (Bkz. Harac) Devlet başkanı, toprağı kimseye vermeyip, beytülmalın olur. Böyle toprağa miri toprak (devlet arazisi) denir. Osmanlı fetihlerinde ele geçirilen menkul mallar, savaşta bulunanlar arasında taksim edilir, arazi ise öşür veya haraca bağlanmak suretiyle umumiyetle yerlilere, lüzumu halinde de oraya iskan ettirilen ahaliye dağıtılırdı. Düşmandan ele geçirilen arazi bazan sultanlar tarafından vakfedildiği gibi, bazan da orayı ele geçirenlere mülk olarak verilir ve onlar tarafından da, ya evlatlarına bırakılır veya vakfedilirdi. (Bkz. Fey)