GERİLLA hakkında bilgi, ansiklopedik kaynak. Nedir, kimdir, nerededir, nasıl çalışır, nedenler, ne zaman sorularına cevap arayanlara, gerilla hakkında bilgi.
Alm. Guerilla (f), Kleinkrieg (m), Partiasnenkampfe (pl), Fr. Guerilla (f), İng. Guerilla. Düzenli bir orduya karşı, dağınık küçük topluluklar tarafından yapılan bir çeşit savaş. Düşmanı yıpratmakla görevli hafif silahlarla donatılmış askeri birlik. Gerilla İspanyolca ’küçük harp’ demek olup, Napolyon’a karşı gösterilen mukavemetten doğmuştur. Genellikle ’partizan’ veya ’halk savaşçısı’ diye isimlendirilir. Gerilla en eski harp şekillerinden biridir. Hedefi, direnişe mukavemettir. Harplerde düşmanı aldatmak, arkadan vurmak, bozguna uğratmak ve muharebeden vazgeçirmek için zayıf tarafın karşılıklı çatışmadan kaçınması, çok eski zamanlardan beri uygulanan bir kaidedir. Küçük harp, yıkıcı savaş, gizli savaş ve gerilla savaşı isimlerini alan bu silahlı çatışmalar aralarında, küçük farklar olmasına rağmen, aynı şeyi ifade etmektedir. Geniş boyutlu küçük harp ilk defa yeniçağda Kuzey Amerika’nın bağımsızlık savaşında görüldü. Milletlerin kuruluş mücadelelerinde sık sık görülen gerilla savaşları o günkü şartlara göre yapılmaktaydı. Gerilla savaşının değişik bir usulü de Osmanlılar Balkanlara, Avrupa içlerine yerleştikleri zaman yerli halk tarafından yapılmıştır. Dağlara çıkanlar, baskınlar suretiyle mücadelelerine devam etmek istemişler, fakat bunlar Osmanlı Akıncıları tarafından kısa zamanda ortadan kaldırılmışlardır. Balkan Harbinden önce Bulgar,Yunan ve diğer halkın yaptığı bir nevi gerilla savaşlarında çok sayıda Türk çocuk, ihtiyar ve kadınını acımasız ve gaddar bir şekilde şehid etmişlerdir. Birinci Dünya Harbinin sonuna kadar gerilla savaşı büyük bir yan faaliyet olarak görülmüştür. Halkı etkilemek ve halkta güvensizlik uyandırmak maksadıyla, bağımsız terör hareketi olarak o zaman bilinmemekteydi. Rusya’da komünistlerin idareye hakim olması ile gerilla savaşları esasta değişikliğe uğradı. Marksist düşünceye göre gerilla savaşı, bir aracıdır. Bunun için Rusya’nın elde etmek istediği bütün devletlerde, yavaştan başlamak üzere önce terör, arkasından gerilla savaşları çok sık görülür. Afrika, Orta ve Güney Amerika’da açıkça görülen gerilla savaşları, bunlardan bazılarıdır. Afganistan’ın Ruslar tarafından işgalinden sonra sivil halkın dağlara çıkmak suretiyle gerilla savaşı şeklinde mücadele sürdürmeleri bu tip savaşın önemini bir daha ortaya koymuştur. Bilhassa dağlık, ormanlık ve çöl bölgeleri bu savaş için çok elverişlidir. Başarılı bir gerilla harbi için uygun bir coğrafik bölge, irtibat desteği ve düzgün bir organizasyon şarttır. Zamanımızda özel yetiştirilmiş komando tabir edilen birlikler, gerilla savaşları için ordular tarafından kullanılmaktadır. Düşmanın kontrolü altına düşmüş araziyi veya belli bölgeleri ele geçirmek için yapılacak askeri harekattan önce veya sonra onlarla birlikte gerilla savaşı planlanıp yapılabilmektedir. Gerilla birliklerinin düşman üzerindeki etkileri, asıl birliklerin başarısını kolaylaştırmaktadır. Modern savaş tekniği içinde eğitim gören bu birlikler, geleceğin savaşlarında önemli görevler yükleneceklerdir. GERMANYUM; Alm. Germanium (n), Fr. Germanium (m), İng. Germanium. Dikkat çekici derecede elektrik özelliklerine sahip gümüş grisi renginde metalik görünüşlü bir element. Özellikleri: Sembolü Ge’dir. Yarımetalik, yani metal ile ametaller arasında özellikler gösterir. Peryodik cetvelde dördüncü grupta olup, silisyum ve kalay arasında bulunur. Germanyum (+2) ve (+4) değerliklerini alır. Elmas atomuna benzer kristalleşme gösterir. Atom numarası 32 ve atom ağırlığı 72,59’dur. Kütle numaraları 70 ile 76 arasında değişen 5 tane kararlı, yine kütleleri 65 ile 78 arasında değişen ve yarılanma süreleri nisbeten kısa olan 9 tane radyoaktif izotopu vardır. Erime noktası 937°C ve kaynama noktası 2800°C’dir. Atmosferik şartlarda gayet kararlıdır. 600-700°C’de havada oksitlenir. Halojenlerle şiddetli reaksiyon verir. Yoğunluğu 5,323 g/cm3tür. Nitrat ve derişik sülfat asidinde çözünür. Bulunuşu ve elde edilişi: 1871’de D.I.Mendeleyev mevcudiyetini tahmin etmiştir. 1886’da C.Winkler, sülfitli mineral argiroditi analiz ederek, şimdiye kadar rastlamadığı bir element elde etti. Memleketine izafeten germanyum adını verdi. Germanyum nadir elementlerden olup, yer kabuğunda % 0,004-0,0007 oranında bulunur. Yer kabuğunda yoğun olarak bulunmadığından, germanyumun elde edilmesi oldukça zordur.Yer kabuğunda bulunan elementlerin miktar olarak otuz altıncısıdır. Hiçbir zaman serbest halde bulunmaz. Germanyum, argirodit (4Ag2S GeS2) mineralinde % 6-7, germanit (7CuS.FeS.GeS) mineralinde % 8,7, renierit mineralinde ise % 5-7 oranında bulunur. Son iki mineral en çok Afrika’da bulunur. Germanyum, çinkonun saflaştırılması sırasında yan ürün olarak elde edilir. Burada elde edilen germanyum sülfür (GeS2) hidrojen veya karbon ile indirgenir. Yine germanyum, yumuşak katranlı maden kömürünün yakılması sırasında yan ürün olarak elde edilir. Bileşikleri: İki tane önemli bileşiği vardır: 1) Germanyum tetraklorür (GeCl4): Germanyumun klorgazı ile yakılmasından elde edilir. Karbon tetraklorüre benzeyen bir sıvıdır. 2) Germanyum -4-oksit (GeO2) olup, yüksek sıcaklıkta germanyumun oksitlenmesiyle elde edilir. Germanyumun birçok organik bileşikleri de yapılmıştır. Kullanılışı: Germanyum 1945’ten itibaren çok önem kazanmaya başladı. Yarımetal olan germanyum, yarı iletkendir. Yani elektriksel iletkenliği metal ile ametaller arasındadır. Saf germanyum, düşük sıcaklıklarda yalıtkan, oda sıcaklığında zayıf iletken gibi hareket eder. Bu özelliklerinden dolayı elektronik sanayi için önemli elementtir. Germanyumlu aletler, vakum tüplerinin yerini aldı. Germanyum ile transistörlü aletler yaygın kullanma alanı bulmuştur. Diyotlarda kullanılır. Transistör ve diyotlar, basit ve uzun ömürlü aletler olup, düşük güç kullanırlar ve az ısı yayarlar. Isıtılacak bir flaman olmadığı için, hemen devreye girerler. Germanyum 1960’ların sonuna doğru gayeye en uygun ve ucuz olduğu için radyo ve diğer ses iletim cihazlarında, yüksek voltaj ve yüksek güç kapasitesine sahib olduğundan da televizyon ve bilgisayarlarda kullanılmaya başlanılmıştır. Germanyum diyotları ince disk şeklinde ve çok ince telden ibarettir. Bunlar birbirlerine birleştirilir. Bir plastik içine konularak ısı ve nemden korunur. Bu bütün düzen bir mısır tanesi büyüklüğündedir. Transistörlerin, işitme cihazları gibi cihazlarda çok faydalı oldukları ortaya konmuştur. Bilgisayarlarla transistörlerin kullanılması basitleşmiş, aynı zamanda yaygınlaşmıştır. Germanyum normal ışığa karşı şeffaf olmadığı halde, kızılötesi ışınlara karşı şeffaftır. Yüksek kırılma indisine sahib olan germanyum, optik elemanların yapılmasında kullanılır. Camlarda silisyum muhtevası, kısmen veya tamamen germanyum dioksitle değiştirilerek, optik aletlerin özelliklerini değiştirmek mümkündür. Yüksek kırılma indisine sahip camlar, büyük açı kamera merkezlerinde, mikroskop objektiflerinde kullanılır. Germanyumlu camların kimyasal dirençleri de yüksektir. Isı şoklarına karşı dayanıklıdır. 400°C’nin altında yumuşamazlar; erime dereceleri yaklaşık 1500°C civarındadır. Kimyasal davranışları karbonunkine benzer. Bu sebeple organik bileşikleri, bir seri araştırma konusu olmuştur. Germanyumun, su gibi, donma noktası altında hacmi genişler. Alaşımlarında da bu özellik görülür. GERMENLER; Alm. Germanen, Teutonen, Fr. Germains, Teutons, İng. Germans, Teutons. Eski çağlarda Avrupa’da Germen dillerini kullanan bütün boylar ve topluluklar. Germen dilleri Hind-Avrupa dilleri grubundandır. Kuzeyde İzlanda, güneyde Tuna’ya kadar yayılan Germen dilleri; Doğu Batı ve Kuzey olmak üzere üç dala ayrılır. Germenler, Kuzeyli ırkına mensuptur. Germenlerin milattan önce birinci yüzyıla kadar önemli bir siyasi birliklerine rastlanmaz. Üyeleri değişken ailelerarası ittifaklar kurmuşlardır. Göçebe Germen boyları, Roma imparatorluk kuvvetleriyle yaptıkları savaşlarla ilk defa tarih sahnesine çıktılar. Batı, Doğu ve Güney Germenleri olarak üç bölüme ayrılırlar. Germenler, Roma imparatorluğu hakimiyetini kabul etmelerine rağmen, aile birlikleri bağımsızlıklarını korudular. Hızla çoğalan Germenler, yeni yurt aradılar. Frank, Sakson, Alman, Boyer, Langobard, Thürg, Kvad, Burgund, Vondal, Gepid, Viking, Doğu ve Batı Got kavimleri Germenler göçüne sebeb oldu. Tuna ve Ren kıyıları dahil, Karadeniz kıyılarına kadar yayıldılar. Romalılar, Germen kavimlerini kendi topraklarına yerleştirip, bunlardan asker ve subay alıp, lejyonlar kurdu. Milattan sonra 4. yüzyılda Avrupa Hunlarının saldırılarından kaçan Germen kavimleri, batıya göçmeye başladılar. İlkel tabiat tanrılarına inanan Germenler, Roma İmparatorluğunun Hıristiyan kültürünü benimseyip, zamanla kendi varlıklarını kaybettiler. Bugünkü Alman, İngiliz, İzlanda, İsveç, Norveç, Danimarka, Hollanda milletlerinin teşekkülünü Germenler ve dilleri sağlamıştır. Aile birliklerinden meydana gelen Germenler, krallar tarafından idare edilirdi. Boy kurultayı, en yüksek yürütme organları olup, savaş, barış, yüksek memurlukların seçimi, askere alınmalara karar verirdi. Hukuk sistemleri sözlü olup, geleneklere dayanırdı. Sosyal yapıları sınıf esasına göreydi. Asil, köylü ve köle sınıfından meydana gelen Germen toplumunun ordusu, köylülerden meydana gelirdi. Aile birliklerinden toplanan ordunun başlıca silahları; mızrak, balta, kılıç, ok ve yaydı. Germenlerde bir boya ait topraklar komşu boyunkilerden, tampon bölge mahiyetindeki geniş toprak şeritleri veya büyük ormanlarla ayrılırdı. Her ülke, Gave adlı yönetim bölgelerine bölünürdü. Binaları keresteden veya kurutulmuş kerpiçlerden yapılmış olup, kare biçimli duvarları ve üzerinde sivri bir çatısı bulunan barınaklardı. En alt kat ahır olarak kullanılırdı. Mimarlıkta konut ve savunma yapıları için kereste kullanılmıştır. El sanatlarından; gravürcülük, ağaç ve taş oymacılığı, metal, taş ve cam üstüne boyalı kakma süslemeleri yapılıp, örnekleri de günümüze kadar gelmiştir. Giyim, yünlü veya keten elbise ve kürklerden yapılırdı. Erkekler pantolon, mintan ve dört köşe kısa bir pelerinden; kadınlar ise, fistan, bluz ve mantodan meydana gelen kıyafetler giyerlerdi. Ayakkabıları sandal biçimli, bağlıydı. Germenlerin ekonomisi, büyük ölçüde tarıma dayanırdı. Çiftçilik sabanlarla yapılırdı. Buğday, arpa, çavdar, yulaf, keten, darı, çeşitli sebzeleri yetiştirip, bağ ve bahçe ziraati de yaparlardı. Evcil hayvan yetiştiriciliğine önem verirlerdi. Maden işletmeciliğini bilip, demircilik ve kuyumculuk özel meslekleriydi. Germenler açık deniz seferlerine dayanıklı tekneler yapmışlardır. Bu sayede kuzey-güney ticaretine karşılıklı katkıda bulunup, hammadde ve el sanatı ürünlerinin ulaşımını sağlamışlardır.