KADINEFENDİ hakkında bilgi, ansiklopedik kaynak. Nedir, kimdir, nerededir, nasıl çalışır, nedenler, ne zaman sorularına cevap arayanlara, kadınefendi hakkında bilgi.
Osmanlı Devleti saray teşkilatında, padişahın hanımlığına yükselen kadınlara 17. asırdan sonra verilen ünvan. Kadınefendi ünvanı yerine 16. asırda ’haseki’ tabiri kullanılıyordu. Erken devirlerde ve daha önce Türk-İslam devletlerinde kullanılan ’hatun’ kelimesi ise Osmanlılarda sadece padişah kızları için kullanılan bir tabirdi. Saraya kabul edilen kadınlar, Harem-i Hümayunda bir okul disiplini içinde eğitim görürlerdi. Sarayda bu kadınlara okuma yazma ve dini bilgilerin yanında dikiş nakış, güzel konuşma ve görgü kaideleri öğretilirdi. Acemi, kalfa, haznedar gibi mertebeleri aşanlar padişah hanımlığına yükselirler ’gözde’ veya ’ikbal’ ünvanını alırlardı. Eğer padişahtan çocukları dünyaya gelirse ’haseki’ olarak isimlendirilirlerdi. Padişahların eşleri iki kısımdı; kadınefendi ve haseki sultan. Erkek çocuğu olan hasekilere Haseki Sultan (sonraları Kadınefendi) denir ve başlarına kıymetli taşlarla süslü altın tac giydirilirdi. Kadınefendi olanlara haslar verilir, bunlara ayrı daireler tahsis edilir ve maiyetlerine hizmetçiler, memurlar tayin edilirdi. KADIRGA; Alm. Galeere (f), Fr. Galere (f), İng. Galley. Buharlı gemilerin yapımından evvel kullanılan harp gemilerinden biri. Kadırgalar hafif, az su çeken, dar, uzun ve alçak bordalı, kıç tarafları baş tarafından yüksek, kürekle ve müsait rüzgarlı havalarda üç köşe yelkenle seyir yapan, manevra kabiliyetleri yüksek harp tekneleridir. Özellikle Akdeniz devletleri tarafından kullanılırdı. Osmanlı kadırgalarının boyları 62 ile 63, genişlikleri 25 veya 8 metre olurdu. Fırtınalı havalar için elverişli olmayan bu tekneler kış aylarının rüzgarlı günlerini limanlarda geçirir, yazın sakin ve fırtınasız havalarda denize açılırlardı. Akdenizin en hareketli harp gemisi olan kadırgalar, 7 Ekim 1571 İnebahtı Deniz Muharebesinden sonra yerlerini yelkenle hareket eden ve daha çok top taşıyan gemilere terk etmeye başladı. Akdeniz devletleri 18. yüzyılın sonuna kadar, bahriyelerinde kadırga sınıfından gemi kullanmaya devam ettiler. Osmanlı bahriyesi de yelkene geç geçen ve kadırgayı en son terk eden denizci devletlerden biridir. Osmanlı kadırgalarında 25, Venedik kadırgalarında 26 çift kürek bulunur ve her kürek dörder kişi tarafından çekilirdi. Osmanlı kadırgalarının baş tarafında biri büyük ve ikisi daha küçük üç top bulunurdu. Küreklerin rahat çekilmesi ve tekne ortasında leventlerin ve gemicilerin dolaşabilmeleri için kadırga bordalarında ’şahnişin’ denilen çıkmalar yer alırdı. Osmanlı kadırgaları, Zakala ve Bey kadırgaları olmak üzere iki sınıftı. Zakala kadırgaları, devlet tersanelerinde yapılırdı. Bey kadırgaları ise, beylerin kendi bölgelerindeki tersanelerde yaptırılır, deniz savaşlarında da doğrudan kendileri komuta ederlerdi. Son zamanlarda top sayıları arttırıldı. Kadırgalarının personel mevcudu; 196 kürekçi, 100 levent ve geri kalan gemici olmak üzere 330 kişiydi. Kadırgadaki kürekçiler, esirlerden veya kürek cezasına çarptırılmış mahkumlardan, bazan da kısmen gönüllülerden olurdu. On beşinci ve on sekizinci yüzyıllar boyunca donanmalarda kullanılan kadırgalar, topçuluğun gelişmesi ve kalyon sınıfı gemilerin deniz savaşlarında önem kazanmasından sonra önemini kaybetti.